İçeriğe geç

Endoskopik sinüs cerrahisi nedir?

Kronik sinüzit ve sinüs tıkanıklıklarında kamera eşliğinde yapılan kapalı burun cerrahisi.

Bu içerik BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 30.07.2026 · Editoryal politikamız
Endoskopik sinüs cerrahisi, burun içine yerleştirilen ince bir kamera eşliğinde sinüs ağızlarının açıldığı ve hastalıklı dokunun temizlendiği ameliyattır. Dışarıda kesi yoktur, tüm işlem burun deliklerinden yapılır.

Sinüsler yüz kemikleri içindeki hava boşluklarıdır ve dar kanallarla burna açılır. Bu ağızlar tıkandığında salgı birikir, iltihap yerleşir ve tablo kronikleşir. Cerrahinin amacı sinüsleri boşaltmak değil, havalanmayı ve doğal drenajı yeniden kurmaktır. Bu ayrım tedavinin mantığını açıklar: temizlenen bir sinüs, ağzı yeniden tıkanırsa aynı duruma döner.

Ameliyat ilk seçenek değildir. Kronik sinüzitte önce ilaç ve burun bakımına dayalı bir tedavi uygulanır: burun spreyleri, tuzlu su ile yıkama, alerji varsa alerji tedavisi, gerektiğinde antibiyotik. Bu tedavi yeterli süre ve doğru biçimde uygulanmadan cerrahi kararı verilmez.

Cerrahiye yönlendiren tablolar bellidir. İlaç tedavisine yanıt vermeyen kronik sinüzit, burun içinde büyüyerek hava yolunu kapatan polipler, sık tekrarlayan sinüs enfeksiyonları, mantar kaynaklı sinüzit ve sinüsten kaynaklanan kist ya da kitleler. Sinüs enfeksiyonunun göz çevresine ya da kafa içine yayıldığı durumlarda cerrahi acil olabilir.

Sık birlikte yapılan işlemler vardır. Burun kemiği eğriliği havalanmayı bozuyorsa aynı seansta düzeltilir, burun etleri büyükse küçültülür. Bu ek işlemler ameliyatın kapsamını ve iyileşme süresini etkiler.

Kimlere uygulanır?

  • İlaç tedavisine yanıt vermeyen kronik sinüzit hastaları
  • Burun içi polipleri nedeniyle burnu tıkanan ve koku alamayan kişiler
  • Yılda birkaç kez tekrarlayan sinüs enfeksiyonu geçirenler
  • Mantar kaynaklı sinüzit saptanan hastalar
  • Sinüsten kaynaklanan kist, kitle ya da yapısal daralması olanlar
  • Göz çevresine ya da kafa içine yayılma riski taşıyan enfeksiyonlar
  • Burun kemiği eğriliği ve burun eti büyümesi sinüs tıkanıklığına katkı verenler
  • Alerjik zeminde inatçı burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı olan hastalar

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Cerrahi ilk seçenek değildir, önce ilaç ve burun bakımı tedavisi uygulanır
  • Ameliyat sinüzit eğilimini ortadan kaldırmaz, havalanmayı yeniden kurar
  • Polipler ameliyattan sonra tekrarlayabilir, koruyucu tedavi sürdürülmelidir
  • Alerji ve astım varsa tedavisi ameliyat sonrasında da sürer
  • Kan sulandırıcı ilaçlar hekimin verdiği takvime göre düzenlenir
  • Sigara kullanımı iyileşmeyi ve sonucu olumsuz etkiler
  • Ameliyat sonrası burun yıkama programı sonucun belirleyici parçasıdır
  • Burun sert biçimde silinmemeli, ilk günlerde ıkınmadan kaçınılmalı

Nasıl yapılır ve iyileşme süreci

Hazırlık ayrıntılıdır. Burun içi endoskopla incelenir; polip, iltihap, akıntı ve yapısal daralmalar doğrudan görülür. Sinüs tomografisi çekilir ve bu film ameliyatın haritasıdır: hangi sinüsün tutulduğu, kemik yapıların seyri, göz çukuru ve kafa tabanıyla komşuluk buradan planlanır. Alerji şüphesi varsa testler yapılır, astım sorgulanır. Koku kaybı varsa değerlendirilir.

Ameliyat genel anestezi altında yapılır. Burun deliğinden ince bir endoskop ilerletilir ve görüntü ekrana yansıtılır. Sinüs ağızlarını daraltan kemik ve mukoza yapıları, doku kesip aynı anda temizleyen aletlerle açılır. Polipler alınır. Amaç geniş bir boşluk yaratmak değil, doğal drenaj yolunu işler hâle getirmektir. Bazı merkezlerde bilgisayarlı yönlendirme sistemleri kullanılır; bu, kafa tabanı ve göz çukuru komşuluğunda güvenliği artırır.

Ek işlemler aynı seansta yapılabilir. Burun kemiği eğriliği düzeltilir, burun etleri küçültülür. İşlem çoğunlukla bir ile iki saat sürer.

Ameliyat sonunda burun içine tampon ya da eriyebilen destek malzemeleri konabilir. Klasik tamponlar genellikle bir ile iki gün sonra alınır; bu, hastaların en çok çekindiği aşamadır ancak günümüzde daha az rahatsızlık veren malzemeler kullanılmaktadır.

Hastaların büyük bölümü aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir.

İyileşme kademeli ilerler. İlk hafta burun tıkanıklığı, kanlı sümük, baş ağrısı ve halsizlik olağandır. Burun içi kabuklanır ve bu kabuklar temizlenmedikçe tıkanıklık sürer. Bu nedenle ameliyat sonrası kontroller ve endoskopik temizlik tedavinin parçasıdır. Koku duyusunun ve nefes rahatlığının oturması haftalar alır; tam iyileşme üç aya yayılabilir.

Riskler ve yan etkiler

Bu ameliyat deneyimli ellerde güvenli kabul edilir. Riskler sinüslerin komşuluğundan kaynaklanır ve bu nedenle ciddiye alınır.

Beklenen ve geçici bulgular şunlardır: burun tıkanıklığı, kanlı akıntı, kabuklanma, baş ve yüz ağrısı, geçici koku azalması, üst dişlerde hassasiyet, göz çevresinde hafif şişlik.

Kanama en sık görülen komplikasyondur. Genellikle azdır ve kendiliğinden durur. Yoğun ve durmayan kanamada müdahale gerekir; bu nedenle ilk günlerde sıcak duş, ağır efor ve burnu sert silmek önerilmez.

Göz çukuruyla komşuluk ayrı bir başlıktır. Sinüsleri gözden ayıran kemik lamel çok incedir. Seyrek olarak göz çevresinde morarma, çift görme ve göz kaslarının etkilenmesi görülebilir. Göz çevresinde hızla artan şişlik, göz hareketlerinde kısıtlanma ve görme değişikliği acil değerlendirme gerektirir.

Kafa tabanı ise en ciddi risktir. Bu bölgedeki incelme nedeniyle çok seyrek olarak beyin omurilik sıvısı kaçağı gelişebilir. Bulgusu tipiktir: tek taraflı, berrak ve su gibi burun akıntısı, öne eğilmekle artması. Bu tablo bekletilmez.

Daha seyrek olanlar arasında koku kaybının kalıcı olması, burun içinde yapışıklık gelişmesi, sinüs ağzının yeniden daralması ve enfeksiyon yer alır.

Tekrarlama konusu baştan konuşulmalıdır. Cerrahi, altta yatan eğilimi ortadan kaldırmaz. Alerji, astım ve polip yapma eğilimi olan hastalarda polipler yeniden gelişebilir. Bu yüzden ameliyat sonrası burun spreyi ve alerji tedavisinin sürdürülmesi, ameliyatın kendisi kadar belirleyicidir. Sigara kullanımı hem iyileşmeyi hem uzun dönem sonucu olumsuz etkiler.

İşlem sonrası bakım

Ameliyat sonrası dönemin merkezinde burun bakımı vardır. Bu, sonucun en çok etkilenen parçasıdır.

Tuzlu su ile yıkama hekimin verdiği gün ve sıklıkta başlar. Bol miktarda ve düzenli yıkama, kabukları çözer ve iyileşmeyi hızlandırır. Aksatıldığında burun tıkanır, kabuklar yapışıklığa zemin hazırlar.

Burun sert biçimde silinmez. İlk hafta burnu çekmek, hapşırırken ağzı kapatmak ve ıkınmak kanamayı tetikler. Hapşırma geldiğinde ağız açık tutulur.

Baş yüksekte yatılır. İki yastık ya da yatağın baş kısmını yükseltmek ödemi ve tıkanıklığı azaltır.

Sıcak ortamlardan kaçınılır. Sıcak duş, sauna, hamam ve güneşte uzun kalmak ilk günlerde kanamayı artırır. Havuz ve deniz hekimin verdiği süre boyunca ertelenir.

Ağır efor ve eğilme sınırlanır. Ağır kaldırmak, spor yapmak ve öne eğilerek çalışmak genellikle iki hafta ertelenir. Uçak yolculuğu için hekim onayı alınır.

İlaçlar düzenli kullanılır. Burun spreyleri, gerekiyorsa antibiyotik ve alerji ilaçları planlandığı gibi sürdürülür. Alerjisi ve astımı olan hastalarda bu tedavi ameliyattan sonra da devam eder; kesildiğinde poliplerin tekrarlama olasılığı artar.

Kontroller tedavinin parçasıdır. Endoskopik temizlik randevuları atlanmamalıdır; bu randevularda kabuklar ve yapışıklık başlangıçları temizlenir.

Sigarayı bırakmak bu dönemde belirgin fark yaratır.

Beklemeden başvurulacak durumlar şunlardır: durmayan ya da bol kanama, ateş ve titreme, şiddetlenen baş ağrısı, göz çevresinde hızla artan şişlik, çift görme ya da görme azalması, ense sertliği, tek taraflı berrak ve su gibi burun akıntısı, boyunda şişlik.

Ne zaman düşünülür, kime başvurmalı?

Endoskopik sinüs cerrahisi, kronik sinüzit ve burun polipleri ilaç tedavisine yeterince yanıt vermediğinde düşünülür. Aylardır süren burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, yüzde basınç ve dolgunluk hissi, koku alamama ve sık tekrarlayan enfeksiyonlar en sık gerekçelerdir.

Başvurulacak yer kulak burun boğaz bölümüdür. İlk adım cerrahi değil değerlendirmedir: burun endoskopla incelenir, sinüs tomografisi çekilir, alerji ve astım sorgulanır. İlaç tedavisi yeterli süre ve doğru biçimde uygulanmadıysa önce bu aşama tamamlanır.

Beklemeden başvurulması gereken bulgular vardır: göz çevresinde şişlik ve kızarıklık, göz hareketlerinde kısıtlanma, çift görme ya da görme azalması, şiddetli ve giderek artan baş ağrısı, yüksek ateş, ense sertliği, bilinç değişikliği. Bunlar enfeksiyonun göz çukuruna ya da kafa içine yayıldığını gösterebilir ve acil kabul edilir.

Tek taraflı burun tıkanıklığı, tek taraflı kanlı akıntı ve tek taraflı koku kaybı da ayrı değerlendirilir; bu tablolarda öncelik cerrahi planlaması değil, nedenin araştırılmasıdır.

Sık sorulan sorular

Endoskopik sinüs cerrahisi hangi bölümde yapılır?

Endoskopik sinüs cerrahisi işlemi KBB Doktoru bölümü tarafından uygulanır. Uygunluk değerlendirmesi için önce muayene randevusu almanız gerekir.

Yüzümde kesi izi kalır mı?

Tüm işlem burun deliklerinden, kamera eşliğinde yapılır. Dışarıda kesi olmadığı için yüzde iz kalmaz.

Ameliyattan sonra sinüzitim tamamen geçer mi?

Cerrahi, sinüslerin havalanmasını ve doğal drenajını yeniden kurar; altta yatan eğilimi ortadan kaldırmaz. Alerji, astım ve polip yapma eğilimi olan hastalarda yakınmalar tekrar edebilir. Bu nedenle koruyucu tedavi ameliyattan sonra da sürdürülür.

Burun tamponu çok acı verir mi?

Tampon çıkarılması hastaların en çok çekindiği aşamadır. Günümüzde eriyebilen ve daha az rahatsızlık veren malzemeler yaygın olarak kullanılmaktadır; klasik tamponlar genellikle bir ile iki gün içinde alınır.

Koku duyum geri gelir mi?

Polip ve iltihaba bağlı tıkanıklık giderildiğinde koku duyusunda düzelme sık görülür, ancak bu haftalar alabilir. Koku sinirinin uzun süredir etkilendiği durumlarda düzelme sınırlı kalabilir.

Ameliyattan sonra burun yıkamak şart mı?

Yıkama sürecin belirleyici parçasıdır. Kabukları çözer, iyileşmeyi hızlandırır ve yapışıklık gelişmesini azaltır. Aksatıldığında burun tıkanıklığı uzar ve sonuç olumsuz etkilenir.

İlgili işlemler

İçerik hakkında

Bu içerik, BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından güncel tıbbi bilgiler doğrultusunda hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 30.07.2026.

Kaynaklar: T.C. Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü yayınları, ilgili tıp uzmanlık dernekleri ve güncel tıbbi rehberler doğrultusunda derlenmiştir.

⚠ Bu sayfa yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Şikayetleriniz için bir hekime başvurun, acil durumlarda 112'yi arayın.

Bu site çalışması için zorunlu çerezler kullanır. Ayrıntılar için Çerez Politikası.