İçeriğe geç

Suçiçeği nedir?

Suçiçeği, kaşıntılı döküntülerle seyreden, çocuklarda sık görülen bulaşıcı bir enfeksiyondur. Aşıyla önlenebilir.

Bu içerik BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 31.07.2026 · Editoryal politikamız
Suçiçeği, su dolu kabarcıklarla giden çok bulaşıcı bir viral hastalıktır. Etkeni varisella zoster virüsüdür.

Döküntünün en tipik özelliği aynı anda farklı evrelerde görülmesidir. Aynı bölgede yeni çıkmış kırmızı kabartılar, su dolu kabarcıklar ve kurumuş kabuklar bir arada bulunur; bu görünüm tanıyı büyük ölçüde koydurur.

Döküntü çoğunlukla gövdeden başlar, yüze ve saçlı deriye yayılır. Ağız içi, göz kapağı ve genital bölge de tutulabilir.

Bulaşıcılığı çok yüksektir. Solunum yoluyla ve kabarcık sıvısıyla geçer; aynı odada bulunmak bulaşma için yeterli olabilir.

Bulaştırıcılık döküntüden bir iki gün önce başlar ve tüm kabarcıklar kabuklanana kadar sürer. Bu nedenle çocuk, döküntü çıkmadan önce çevresine bulaştırmış olabilir.

Sağlıklı çocuklarda çoğunlukla hafif seyreder ve bir iki haftada iyileşir. Erişkinlerde, gebelerde, yenidoğanlarda ve bağışıklığı baskılanmış kişilerde ağır seyreder.

Virüs iyileşmeden sonra vücutta uykuda kalır. Yıllar sonra yeniden etkinleşerek zona tablosunu yapabilir.

Aşı ile önlenebilir bir hastalıktır ve ülkemizde aşı takvimindedir.

Çocuklarda aspirin kullanılmaz; ateşli viral hastalıklarda ciddi bir tabloyla ilişkilendirilmiştir.

Belirtileri

  • Ateş, halsizlik ve iştahsızlık, döküntüden bir iki gün önce
  • Gövdeden başlayıp yüze ve saçlı deriye yayılan döküntü
  • Kırmızı kabartı, su dolu kabarcık ve kabuk evrelerinin bir arada bulunması
  • Yoğun kaşıntı
  • Ağız içinde ve boğazda ağrılı yaralar
  • Göz kapağında ve genital bölgede kabarcıklar
  • Baş ağrısı ve kas ağrısı
  • Yeni döküntülerin birkaç gün boyunca çıkmayı sürdürmesi
  • Kaşımaya bağlı yaralar ve kabuklanma
  • Huzursuzluk ve uyku bölünmesi
  • Erişkinlerde daha yüksek ateş ve daha yaygın döküntü

Nedenleri

  • Varisella zoster virüsü ile temas
  • Hasta kişiyle aynı ortamda bulunma
  • Solunum yoluyla damlacık bulaşı
  • Kabarcık sıvısıyla doğrudan temas
  • Kreş, okul ve kalabalık ortamlar
  • Aynı evde hasta bulunması
  • Aşısız olmak ya da aşı takvimini tamamlamamak
  • Bağışıklığı baskılayan hastalıklar ve ilaçlar
  • Zona hastasıyla temas, bağışıklığı olmayan kişide
  • Gebelikte geçirilmemiş ve aşılanmamış olmak

Tanı ve tedavi

Tanı çoğunlukla muayeneyle konur. Döküntünün farklı evrelerde bir arada bulunması ve yayılım biçimi tipiktir.

Kuşkulu olgularda, bağışıklığı baskılanmış hastalarda ve gebelerde laboratuvar testleri istenir.

Gebelikte temas öyküsü varsa bağışıklık durumu kan testiyle belirlenir; bu değerlendirme ertelenmez.

Tedavi çoğu sağlıklı çocukta destek tedavisidir.

Kaşıntı için hekimin önerdiği alerji ilaçları ve serinletici losyonlar kullanılır. Ilık suyla, ovmadan yapılan banyo rahatlatır.

Ateş için parasetamol içeren ilaçlar hekimin belirlediği dozda kullanılır. Doz çocuklarda kiloya göre hesaplanır.

Aspirin çocuklarda ve ergenlerde kullanılmaz.

Ağrı kesici olarak kullanılan bazı iltihap giderici ilaçlar bu hastalıkta önerilmez; cilt enfeksiyonu riskini artırdığına dair veriler vardır. İlaç seçimi hekime bırakılır.

Bol sıvı verilir. Ağız içi yaralar varsa soğuk, yumuşak ve asitsiz gıdalar tercih edilir.

Virüse yönelik ilaç tedavisi seçilmiş kişilerde kullanılır: erişkinler, ergenler, gebeler, bağışıklığı baskılanmış hastalar, kronik cilt ve akciğer hastalığı olanlar. Bu tedavinin ilk yirmi dört kırk sekiz saatte başlaması gerekir.

Bakteriyel cilt enfeksiyonu gelişirse antibiyotik eklenir; kabarcıkların çevresinde artan kızarıklık, akıntı ve ağrı bu tabloyu gösterir.

Aşı temas sonrasında da koruma sağlayabilir; bağışıklığı olmayan kişilerde ilk günlerde uygulanması değerlendirilir.

Bulaştırıcılık tüm kabarcıklar kabuklanana kadar sürer; bu süre boyunca okula ve kreşe gidilmez.

Risk faktörleri ve korunma

Sağlıklı çocuklarda hastalık çoğunlukla sorunsuz geçer; riskler belirli gruplarda ve komplikasyonlarda toplanır.

En sık sorun ikincil cilt enfeksiyonudur. Kaşınan kabarcıklara bakteri yerleşir; artan kızarıklık, akıntı, ateşin yeniden yükselmesi ve ağrı bu tabloyu gösterir. İz kalması da çoğunlukla bu yolla olur.

Daha ağır sorunlar seyrektir ama bilinir: akciğer tutulumu, beyin ve beyincik tutulumu, dengesizlik ve yürüyüş bozukluğu, kanama bozuklukları.

Riskli gruplar bellidir: yenidoğanlar, gebeler, ergenler ve erişkinler, bağışıklığı baskılanmış kişiler, kronik cilt ve akciğer hastalığı olanlar.

Gebelik ayrı bir başlıktır. Bağışıklığı olmayan gebede hastalık hem anneyi ağır etkileyebilir hem gebeliğin erken döneminde bebekte sorunlara yol açabilir. Doğuma çok yakın dönemde geçirilen suçiçeği yenidoğan için ciddidir. Bu nedenle gebeler temas ettiğinde beklemeden başvurmalıdır.

Virüsün vücutta kalması uzun dönem sonucudur; yıllar sonra zona tablosu gelişebilir.

Korunmanın en etkili yolu aşıdır ve ülkemizde aşı takvimindedir. Aşı hastalığı büyük ölçüde önler, geçirilse bile çok daha hafif seyretmesini sağlar.

Erişkinlerde ve ergenlerde bağışıklığı olmayanlar için de aşı seçeneği vardır; gebelik planlayan kadınlarda bağışıklık durumu önceden değerlendirilir.

Hasta çocuk tüm kabarcıklar kabuklanana kadar okula ve kreşe gönderilmez.

Riskli kişilerle temas edilmez: gebeler, yenidoğanlar, kanser tedavisi görenler ve bağışıklığı baskılanmış hastalar.

El yıkama ve ortak eşya kullanmama bulaşı azaltır.

Tırnaklar kısa kesilir; kaşıma hem enfeksiyon hem iz nedenidir.

Günlük yaşamda neler yapılabilir?

Evdeki bakımın hedefi kaşıntıyı azaltmak, enfeksiyonu önlemek ve sıvı alımını sürdürmektir.

Tırnaklar kısa kesilir. Küçük çocuklarda gece pamuklu eldiven kullanılabilir.

Ilık suyla, kısa ve ovmadan banyo yapılır. Sabun yumuşak seçilir; havluyla bastırarak kurulanır.

Serinletici losyonlar ve hekimin önerdiği kaşıntı ilaçları kullanılır.

Giysiler pamuklu ve gevşek seçilir; ortam serin tutulur çünkü sıcak kaşıntıyı artırır.

Bol sıvı verilir. Ağız içinde yara varsa soğuk süt, dondurma ve yumuşak gıdalar tercih edilir; asitli ve tuzlu yiyecekler ağrıyı artırır.

Ateş için hekimin önerdiği ilaç kullanılır; doz kiloya göre belirlenir. Aspirin verilmez.

Kabuklar koparılmaz; kendiliğinden dökülmesi beklenir.

Çocuk tüm kabarcıklar kabuklanana kadar evde tutulur.

Evde gebe, yenidoğan ya da bağışıklığı baskılanmış kişi varsa temas engellenir ve bu kişiler hekime bilgi verir.

Havlu, bardak ve kişisel eşyalar ayrılır; eller sık yıkanır.

Göz kapağında kabarcık varsa ovulmaz ve hekime gösterilir.

Hekime başvurulması gereken durumlar şunlardır: ateşin dört günden uzun sürmesi ya da düştükten sonra yeniden yükselmesi, kabarcık çevresinde artan kızarıklık ve akıntı, şiddetli baş ağrısı ve ense sertliği, dengesizlik ve yürüyüş bozukluğu, sürekli kusma, nefes almada zorlanma, uyandırmada güçlük, döküntünün göze yerleşmesi, sıvı alamama.

Ne zaman doktora gidilmeli?

Sağlıklı çocuklarda suçiçeği çoğunlukla evde izlenir. Belirli durumlarda hekime başvurulmalıdır.

Başvurulacak yer çocuk sağlığı ve hastalıkları bölümüdür; erişkinlerde enfeksiyon hastalıkları ya da iç hastalıkları değerlendirir.

Beklemeden başvurulması gereken gruplar şunlardır: üç aydan küçük bebekler, gebeler, ergenler ve erişkinler, bağışıklığı baskılanmış kişiler, kanser tedavisi görenler, kronik cilt ve akciğer hastalığı olanlar. Bu gruplarda virüse yönelik tedavi ilk günlerde başlarsa etkilidir.

Acil başvuru gerektiren bulgular şunlardır: şiddetli baş ağrısı ve ense sertliği, bilinç bulanıklığı ve uyandırmada güçlük, havale, dengesizlik ve yürüyememe, nefes almada zorlanma ve morarma, aralıksız kusma, hiç sıvı alamama, döküntüde yaygın kanama ve morarma.

Değerlendirme gerektiren diğer durumlar şunlardır: ateşin dört günden uzun sürmesi, düşen ateşin yeniden yükselmesi, kabarcık çevresinde artan kızarıklık ve akıntı, gözde kabarcık, şiddetli ağız içi yaralar nedeniyle beslenememe.

Gebeler temas ettiğinde beklemeden başvurmalıdır; bağışıklık durumu kan testiyle belirlenir ve gerekiyorsa koruyucu tedavi uygulanır.

Doğuma yakın dönemde annede suçiçeği gelişirse yenidoğan ayrıca izlenir.

Aşı durumu bilinmiyorsa hekimle gözden geçirilmelidir.

Sık sorulan sorular

Suçiçeği için hangi bölüme gidilir?

Suçiçeği şikayetinde ilk başvurulacak bölüm Çocuk Doktoru bölümüdür. Belirtileriniz şiddetliyse ya da uzun sürdüyse randevu almayı geciktirmeyin.

Suçiçeği ne kadar bulaşıcıdır?

Çok bulaşıcıdır. Solunum yoluyla ve kabarcık sıvısıyla geçer; aynı odada bulunmak yeterli olabilir. Bulaştırıcılık döküntüden bir iki gün önce başlar ve tüm kabarcıklar kabuklanana kadar sürer.

Çocuğum ne zaman okula dönebilir?

Tüm kabarcıklar kabuklandığında dönebilir. Bu süre çoğunlukla bir haftadır; yeni döküntü çıkmayı bıraktıktan sonra kabuklanma tamamlanır.

Aşısı var mı?

Vardır ve ülkemizde aşı takvimindedir. Aşı hastalığı büyük ölçüde önler; geçirilse bile çok daha hafif seyreder. Bağışıklığı olmayan ergen ve erişkinler için de uygulanabilir.

Gebeyim, suçiçeği geçiren biriyle temas ettim. Ne yapmalıyım?

Beklemeden hekime başvurun. Bağışıklık durumunuz kan testiyle belirlenir ve gerekiyorsa koruyucu tedavi uygulanır. Bu değerlendirme ertelenmemelidir.

Kaşıntı için ne yapabilirim?

Tırnakları kısa kesin, ılık ve kısa banyo yaptırın, pamuklu gevşek giysi kullanın ve ortamı serin tutun. Hekiminizin önerdiği kaşıntı ilacı ve serinletici losyonlar yardımcı olur; kabuklar koparılmaz.

İlgili durumlar

İçerik hakkında

Bu içerik, BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından güncel tıbbi bilgiler doğrultusunda hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 31.07.2026.

Kaynaklar: T.C. Sağlık Bakanlığı Aşı Portalı

⚠ Bu sayfa yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Şikayetleriniz için bir hekime başvurun, acil durumlarda 112'yi arayın.

Bu site çalışması için zorunlu çerezler kullanır. Ayrıntılar için Çerez Politikası.