Su siğili (molluskum) nedir?
Su siğili, çoğunlukla çocuklarda görülen, ortası çukur, inci gibi parlak küçük kabarcıklarla seyreden, virüs kaynaklı bulaşıcı bir cilt enfeksiyonudur.
Lezyonlar tipiktir: iki ile beş milimetre çapında, parlak, ten renginde ya da pembemsi, ortasında küçük bir çukurluk bulunan kabartılar. İçinde peynirimsi bir madde vardır ve bu madde virüsü taşır.
Bulaş üç yoldan olur. Doğrudan deri teması en sık yoldur; oyun, sarılma, güreşme. Dolaylı yolda havlu, sünger, oyuncak, tatami ve havuz kenarı gibi ortak yüzeyler rol oynar. Üçüncü yol kişinin kendi vücuduna taşımasıdır: kaşıma ve tıraş bu şekilde lezyon sayısını artırır.
Çocuklarda gövde, koltuk altı, kollar, bacaklar ve yüz sık tutulan bölgelerdir. Erişkinlerde kasık ve genital bölgede görüldüğünde cinsel yolla bulaşma olasılığı değerlendirilir.
Egzaması olan çocuklarda daha yaygın seyreder, çünkü bozulmuş deri bariyeri hem bulaşı hem yayılmayı kolaylaştırır.
Seyri kendini sınırlar. Bağışıklık sistemi virüsü zamanla temizler; lezyonlar çoğunlukla altı ay ile iki yıl arasında kendiliğinden kaybolur. Bu süre uzun geldiği için aileler tedavi ister; oysa her olguda girişim gerekmez.
Belirtileri
- Deride iki ile beş milimetre çapında, parlak ve kubbe biçiminde kabartılar
- Kabartıların ortasında küçük bir çukurluk bulunması
- Ten renginde, pembemsi ya da beyazımsı görünüm
- Çoğunlukla ağrısız olması
- Çevresinde kızarıklık ve egzama benzeri kaşıntılı alan gelişmesi
- Kaşıma ile sayının artması ve çizgi boyunca sıralanması
- Gövde, koltuk altı, kollar, bacaklar ve yüzde yerleşim
- Erişkinlerde kasık ve genital bölgede görülebilmesi
- İyileşmeden önce kızarıp şişmesi ve iltihaplı görünüm alması
Nedenleri
- Bir pox virüsü grubuna ait etkenin deriye yerleşmesi
- Doğrudan deri teması: oyun, sarılma, temaslı sporlar
- Ortak havlu, sünger, kese, oyuncak ve giysi kullanımı
- Havuz, hamam ve ortak duş alanları
- Kaşıma ve tıraş yoluyla kişinin kendi vücuduna taşıması
- Egzama ve bozulmuş deri bariyeri
- Bağışıklığı baskılayan durumlar ve tedaviler
- Erişkinlerde cinsel temas
Tanı ve tedavi
Ayırıcı tanıda siğil, arpacık, kist ve bazı deri tümörleri düşünülür. Bağışıklığı baskılanmış kişilerde yaygın ve atipik görünümler olabileceği için değerlendirme farklıdır.
Tedavide ilk soru girişim gerekip gerekmediğidir. Sağlıklı çocuklarda tablo kendini sınırlar ve izlem geçerli bir seçenektir. Girişim kararı lezyon sayısı, yerleşim yeri, kaşıntı ve yayılma hızına göre verilir.
Uygulanan yöntemler şunlardır: küçük bir aletle lezyonun içeriğinin boşaltılması, dondurma tedavisi, hekimin uyguladığı ya da reçete ettiği yüzeysel ilaçlar. Bu yöntemler etkilidir ancak ağrı, geçici renk değişikliği ve seyrek olarak iz bırakma riski taşır. Bu nedenle çocuklarda seçim ailenin beklentisi ve çocuğun yaşı hesaba katılarak yapılır.
Yüz ve göz çevresindeki lezyonlarda uygulanacak yöntem daha dikkatli seçilir.
Egzaması olan çocuklarda önce egzamanın kontrol altına alınması gerekir; bozulmuş deri hem yayılmayı hızlandırır hem tedaviyi zorlaştırır.
İyileşmeden önce lezyonların kızarıp şişmesi sık görülür ve enfeksiyon sanılır; bu, bağışıklık yanıtının bir işaretidir ve çoğunlukla iyileşmenin habercisidir.
Evde iğneyle patlatma ve kesici aletle müdahale yapılmamalıdır; yayılmaya, enfeksiyona ve ize yol açar.
Risk faktörleri ve korunma
En sık sorun sayının artmasıdır. Kaşıma, kişinin kendi derisine bulaştırmasına yol açar. Bu yüzden kaşıntıyı kontrol etmek yayılmayı sınırlamanın en pratik yoludur.
Bakteriyel enfeksiyon eklenebilir. Kızarıklığın çevreye yayılması, ağrı, ısı artışı, sarı kabuk ve akıntı bunun bulgularıdır.
İz kalması, kendiliğinden iyileşmede seyrek görülür; buna karşılık uygulanan bazı yöntemler ve evde yapılan müdahaleler iz bırakabilir. Bu, çocuklarda tedavi kararını etkileyen başlıca etkendir.
Göz kapağı çevresindeki lezyonlar gözde tahrişe yol açabilir; bu bölgede uygulama dikkat ister.
Egzaması olan çocuklarda tablo yaygınlaşır ve daha uzun sürer.
Erişkinlerde kasık ve genital bölge yerleşiminde cinsel yolla bulaşan diğer enfeksiyonlar açısından da değerlendirme yapılır.
Korunma tarafında etkili adımlar şunlardır: havlu, kese, sünger ve giysileri kişiye özel kullanmak, lezyonları giysiyle ya da su geçirmez bantla kapatmak, temaslı sporlarda kapatmadan katılmamak, havuz sonrası ortak eşya paylaşmamak, kaşımayı azaltmak ve tırnakları kısa tutmak, egzaması olan çocukta deri bakımını sürdürmek.
Okuldan ve kreşten uzak kalmak gerekmez; lezyonların kapatılması yeterli kabul edilir.
Günlük yaşamda neler yapılabilir?
Lezyonlar kapatılır. Giysi ya da su geçirmez bant, hem sürtünmeyi hem başkalarına teması azaltır. Temaslı spor ve havuz öncesinde kapatmak önerilir.
Kaşıntı kontrol edilir. Nemlendirici düzenli kullanılır, çevresinde egzama gelişmişse hekimin verdiği tedavi uygulanır. Tırnaklar kısa tutulur.
Evde patlatma yapılmaz. İğne, cımbız ve kesici aletle müdahale yayılmaya, enfeksiyona ve ize yol açar.
Havlu, kese, sünger ve giysiler kişiye özel kullanılır; kardeşler arasında paylaşılmaz. Banyoda küvet paylaşımı sınırlanır, banyo sonrası küvet temizlenir.
Tıraş yapılan bölgelerde lezyon varsa o bölge tıraş edilmez; jilet virüsü çizgi boyunca yayar.
Çocuk okula ve kreşe devam edebilir; lezyonların kapatılması yeterlidir.
İyileşmeden önce lezyonların kızarıp şişebileceği bilinir. Bu, çoğunlukla bağışıklık yanıtının ve yaklaşan iyileşmenin işaretidir.
Süreç uzun sürebilir; bunu bilmek gereksiz tedavi arayışını azaltır.
Hekime başvurulması gereken durumlar şunlardır: lezyon sayısının hızla artması, çevrede yayılan kızarıklık ve ağrı, sarı kabuk ile akıntı, ateş, göz kapağı çevresinde yerleşim ve gözde tahriş, yaygın ve iki yılı aşan seyir, bağışıklığı baskılayan bir hastalık ya da tedavi varlığı, erişkinde genital bölge yerleşimi.
Ne zaman doktora gidilmeli?
Her olguda tedavi gerekmez. Sağlıklı çocuklarda tablo kendini sınırlar ve izlem geçerli bir seçenektir.
Değerlendirme gerektiren durumlar şunlardır: lezyon sayısının hızla artması, göz kapağı çevresinde yerleşim, çevresinde kaşıntılı egzama gelişmesi, yaygın ve uzun süren seyir, bağışıklığı baskılayan bir hastalık ya da tedavi bulunması.
Erişkinlerde kasık ve genital bölgede görülmesi ayrıca değerlendirilir; bu durumda cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar açısından inceleme yapılabilir.
Beklemeden başvurulması gereken bulgular şunlardır: çevreye yayılan kızarıklık, ağrı ve ısı artışı, sarı kabuk ile akıntı, ateş, gözde kızarıklık ve tahriş.
Evde iğneyle patlatma ve kesici aletle müdahale yapılmamalıdır; bu girişimler yayılma, enfeksiyon ve iz riskini artırır.
Sık sorulan sorular
Su siğili (molluskum) için hangi bölüme gidilir?
Su siğili (molluskum) şikayetinde ilk başvurulacak bölüm Cildiye Doktoru bölümüdür. Belirtileriniz şiddetliyse ya da uzun sürdüyse randevu almayı geciktirmeyin.
Su siğili kendiliğinden geçer mi?
Geçer. Bağışıklık sistemi virüsü zamanla temizler ve lezyonlar çoğunlukla altı ay ile iki yıl arasında kaybolur. Bu nedenle sağlıklı çocuklarda izlem geçerli bir seçenektir.
Çocuğum okula gidebilir mi?
Gidebilir. Okuldan ya da kreşten uzak kalmak gerekmez; lezyonların giysi ya da su geçirmez bantla kapatılması yeterli kabul edilir.
Evde patlatabilir miyim?
Patlatmamanız gerekir. İğne, cımbız ve kesici aletle müdahale virüsü çevreye yayar, enfeksiyona ve iz kalmasına yol açar.
Lezyonlar kızardı ve şişti, iltihaplandı mı?
İyileşmeden önce kızarıp şişmeleri sık görülür ve çoğunlukla bağışıklık yanıtının işaretidir. Ancak kızarıklık çevreye yayılıyor, ağrı, sarı kabuk ve ateş eşlik ediyorsa enfeksiyon açısından başvurulmalıdır.
Havuzda bulaşır mı?
Suyun kendisinden çok, ortak kullanılan havlu, sünger ve yüzeyler ile doğrudan deri teması bulaşta rol oynar. Havlu ve keseyi kişiye özel kullanmak ve lezyonları kapatmak korunmanın en pratik yoludur.
İlgili durumlar
İçerik hakkında
Bu içerik, BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından güncel tıbbi bilgiler doğrultusunda hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 31.07.2026.
Kaynaklar: T.C. Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü yayınları, ilgili tıp uzmanlık dernekleri ve güncel tıbbi rehberler doğrultusunda derlenmiştir.
⚠ Bu sayfa yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Şikayetleriniz için bir hekime başvurun, acil durumlarda 112'yi arayın.