İmpetigo (sarı yara) nedir?
İmpetigo, çoğunlukla çocuklarda görülen, bal renginde kabuklanan yaralarla seyreden, oldukça bulaşıcı bir yüzeyel cilt enfeksiyonudur.
Etken çoğunlukla stafilokok ya da streptokok grubundan bakterilerdir. Bu bakteriler sağlam deriden kolay geçmez; girişi kolaylaştıran bir kapı ararlar. Sivrisinek ısırığı, çizik, egzama, uçuk, bit ve kaşıntılı bir döküntü en sık kapı görevi görür.
İki biçimi vardır. Kabuklu biçimde küçük kırmızı lekeler önce içi sıvı dolu kabarcıklara döner, sonra patlar ve üzerinde bal rengi kabuk bırakır. En sık burun çevresinde, ağız kenarında ve ellerde görülür. Kabarcıklı biçimde ise daha büyük, gevşek kabarcıklar oluşur ve gövde ile kıvrım bölgelerinde çıkar.
Bulaşıcılığı yüksektir ve iki yoldan olur. Doğrudan temas: aynı yatakta uyumak, sarılmak, oyun sırasında değmek. Dolaylı temas: havlu, giysi, yastık kılıfı, oyuncak. Çocuk kaşıdığı yerden aldığı bakteriyi vücudunun başka bir yerine taşıyabilir; bu yüzden döküntü hızla yayılır.
Tedavisi etkilidir ve çoğu olguda birkaç gün içinde bulaştırıcılık ortadan kalkar. Tedavi edilmediğinde ise derinleşebilir ve seyrek olarak böbrekleri ilgilendiren bir tabloya yol açabilir.
Belirtileri
- Ciltte küçük kırmızı lekelerle başlayan döküntü
- İçi sıvı dolu kabarcıkların oluşup kolayca patlaması
- Üzerinde bal rengi, sarımsı kabuk oluşması
- En sık burun çevresi, ağız kenarı, çene ve ellerde görülmesi
- Kaşıntı ve hafif yanma
- Döküntünün kaşındıkça çevreye ve vücudun başka bölgelerine yayılması
- Bazı çocuklarda büyük ve gevşek kabarcıklar
- Çevredeki lenf düğümlerinde büyüme
- Genellikle ateşin olmaması
- Ağrı ve hassasiyetin derin biçimde belirginleşmesi
Nedenleri
- Stafilokok ve streptokok grubundan bakterilerin deriye yerleşmesi
- Böcek ısırığı, çizik, kesik gibi deri bütünlüğünü bozan durumlar
- Egzama, uçuk, uyuz ve bit gibi kaşıntılı deri hastalıkları
- Sıcak ve nemli hava, terleme
- Kalabalık ortamlar: kreş, okul, yurt, kamp
- Ortak havlu, yastık, giysi ve oyuncak kullanımı
- El hijyeninin yetersiz olması ve tırnakların uzun olması
- Burunda bu bakterilerin taşıyıcılığı
- Bağışıklığı baskılayan durumlar ve şeker hastalığı
Tanı ve tedavi
Ayırıcı tanıda uçuk, egzamanın enfekte olması, mantar enfeksiyonu ve suçiçeği düşünülür.
Tedavi yaygınlığa göre planlanır. Sınırlı ve az sayıda odak varsa yüzeye sürülen antibiyotikli krem ya da merhem yeterli olur. Uygulamadan önce kabukların ılık suyla yumuşatılıp nazikçe kaldırılması ilacın deriye ulaşmasını sağlar.
Yaygın döküntüde, kabarcıklı biçimde, ateş varlığında ve yüzeysel tedaviye yanıt alınamadığında ağızdan antibiyotik verilir. Tedavi süresi tamamlanmalıdır; yakınma azaldı diye yarıda bırakmak tekrarlamaya yol açar.
Kaşıntı için hekimin uygun gördüğü destek tedavileri kullanılabilir. Kaşımayı azaltmak tedavinin bir parçasıdır, çünkü yayılmanın en sık yolu budur.
Bulaştırıcılık, uygun tedaviye başlandıktan yaklaşık yirmi dört ile kırk sekiz saat sonra belirgin biçimde azalır. Okula ve kreşe dönüş bu süre sonunda ve lezyonlar kabuklanıp kuruduğunda uygun görülür.
Aile içinde aynı anda birden fazla kişide görülüyorsa hepsi birlikte değerlendirilir. Burun taşıyıcılığı saptanan ve tekrarlayan olgularda buruna uygulanan tedaviler gündeme gelir.
Risk faktörleri ve korunma
En sık sorun yayılmadır. Kaşıma yoluyla hem çocuğun kendi vücuduna hem çevresindekilere geçer. Kardeşler arasında hızlı bulaş bu nedenle sıktır.
Enfeksiyonun derinleşmesi ikinci başlıktır. Derinin alt katmanlarına inen tablolarda ağrı, kızarıklığın yayılması, ısı artışı ve ateş görülür; bu durum ağızdan antibiyotik tedavisi gerektirir.
Seyrek ama bilinmesi gereken bir sonuç böbrekleri ilgilendiren tablodur. Bazı streptokok türlerinden sonra idrarda kan, göz kapaklarında şişlik, idrar miktarında azalma ve tansiyon yükselmesi görülebilir. Bu bulgular ortaya çıkarsa değerlendirilmesi gerekir.
Egzaması olan çocuklarda ayrı bir risk vardır: bozulmuş deri bariyeri hem enfeksiyonu kolaylaştırır hem yaygınlaştırır. Bu grupta egzamanın kontrol altında tutulması korunmanın parçasıdır.
Korunmada en etkili adımlar sadedir: elleri sabunla ve düzenli yıkamak, tırnakları kısa kesmek, havlu ile yatak takımını kişiye özel kullanmak, çamaşırları sıcak suda yıkamak, böcek ısırıklarını ve çizikleri temiz tutmak.
Okul ve kreş tarafında da kural bellidir: tedaviye başlanmadan ve lezyonlar kurumadan topluluğa dönülmez.
Ev usulü uygulamalardan kaçınılmalıdır. Kül, diş macunu ve benzeri karışımlar yarayı tahriş eder ve enfeksiyonu derinleştirir.
Günlük yaşamda neler yapılabilir?
Kabuklar ılık suyla yumuşatılır ve nazikçe temizlenir. Zorla koparmak kanamaya ve yayılmaya yol açar. Temizlik sonrası bölge kurulanır ve ilaç ince bir tabaka hâlinde sürülür.
Eller sık yıkanır. İlacı sürmeden önce ve sonra el yıkamak, bakteriyi başka bölgeye taşımayı önler.
Tırnaklar kısa kesilir. Küçük çocuklarda gece için pamuklu eldiven kullanmak kaşımayı azaltır.
Havlu, yastık kılıfı, çarşaf ve giysiler kişiye özel kullanılır ve her gün değiştirilir. Çamaşırlar mümkün olan en sıcak programda yıkanır.
Oyuncaklar, özellikle paylaşılanlar silinir.
Bölge kapalı tutulur. Gevşek bir gazlı bezle örtmek hem sürtünmeyi hem çevreye teması azaltır. Sıkı sargı kullanılmaz.
Çocuk okula ve kreşe, tedavi başladıktan ve lezyonlar kuruyup kabuklandıktan sonra döner. Havuz ve ortak spor etkinlikleri bu süre boyunca ertelenir.
Tedavi süresi tamamlanır. Yakınma azaldı diye ilaç bırakılmaz.
Hekime başvurulması gereken durumlar şunlardır: döküntünün yayılması, ateş, kızarıklığın çevreye doğru genişlemesi, ağrı ve ısı artışı, halsizlik, idrarda kan ya da koyu renkli idrar, göz kapaklarında şişlik, birkaç gün içinde tedaviye yanıt alınamaması, aynı evde birden fazla kişide görülmesi.
Ne zaman doktora gidilmeli?
Beklemeden başvurulması gereken durumlar şunlardır: döküntünün hızla yayılması, ateşin eşlik etmesi, kızarıklığın döküntü çevresinde genişlemesi, bölgede ağrı ve ısı artışı, halsizlik ve iştahsızlık, yenidoğan ve süt çocuğunda görülmesi.
Tedavi başladıktan sonra da izlem gerekir: birkaç gün içinde belirgin düzelme yoksa tedavi gözden geçirilir ve kültür istenebilir.
Daha sonra ortaya çıkabilecek ve değerlendirilmesi gereken bulgular vardır: idrarda kan görülmesi ya da idrarın koyulaşması, göz kapaklarında ve yüzde şişlik, idrar miktarında azalma, tansiyon yüksekliği. Bu tablo streptokok enfeksiyonlarından sonra seyrek de olsa görülebilir.
Aile içinde birden fazla kişide döküntü varsa hepsi birlikte değerlendirilmelidir.
Sık sorulan sorular
İmpetigo (sarı yara) için hangi bölüme gidilir?
İmpetigo (sarı yara) şikayetinde ilk başvurulacak bölüm Cildiye Doktoru bölümüdür. Belirtileriniz şiddetliyse ya da uzun sürdüyse randevu almayı geciktirmeyin.
İmpetigo bulaşıcı mı, çocuğumu okula gönderebilir miyim?
Bulaşıcılığı yüksektir. Uygun tedaviye başlandıktan yaklaşık yirmi dört ile kırk sekiz saat sonra bulaştırıcılık belirgin biçimde azalır. Okula ve kreşe dönüş bu sürenin sonunda ve lezyonlar kuruyup kabuklandığında uygun olur.
Kabukları koparmalı mıyım?
Zorla koparmak kanamaya ve yayılmaya yol açar. Kabuklar ılık suyla yumuşatılıp nazikçe temizlenir; bu, ilacın deriye ulaşmasını sağlar.
Krem yeterli mi, hap gerekir mi?
Sınırlı ve az sayıda odak varsa yüzeye sürülen antibiyotikli tedavi yeterli olur. Yaygın döküntüde, ateş varlığında ve yüzeysel tedaviye yanıt alınamadığında ağızdan antibiyotik verilir.
İz bırakır mı?
Yüzeyel bir enfeksiyon olduğu için çoğunlukla iz bırakmadan iyileşir. Derinleşen ve kaşınarak yaralanan bölgelerde geçici renk değişikliği kalabilir.
Evde tekrar tekrar çıkıyor, neden?
Tekrarlayan olgularda burun taşıyıcılığı, egzama gibi altta yatan bir deri sorunu ve ev içi bulaş araştırılır. Havlu ile yatak takımının kişiye özel kullanılması ve aile bireylerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir.
İlgili durumlar
İçerik hakkında
Bu içerik, BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından güncel tıbbi bilgiler doğrultusunda hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 31.07.2026.
Kaynaklar: T.C. Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü yayınları, ilgili tıp uzmanlık dernekleri ve güncel tıbbi rehberler doğrultusunda derlenmiştir.
⚠ Bu sayfa yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Şikayetleriniz için bir hekime başvurun, acil durumlarda 112'yi arayın.