İçeriğe geç

Hemoroid ameliyatı nedir?

İlerlemiş veya şikayet oluşturan hemoroid (basur) memelerinin cerrahi tedavisi.

Bu içerik BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 30.07.2026 · Editoryal politikamız
Hemoroid ameliyatı, makat kanalındaki genişlemiş damar yastıklarının cerrahi olarak çıkarılması ya da kan akımının kesilerek küçültülmesidir. Halk arasında basur ameliyatı denir. Her hemoroid ameliyat gerektirmez; hastaların büyük bölümü ilaç ve yaşam düzeniyle rahatlar.

Hemoroid dokusu herkeste bulunur ve makatın kapanmasına katkı verir. Sorun bu yastıkların şişip sarkmasıyla başlar. İçeride kalanlar iç hemoroid, makat çevresindeki deri altında olanlar dış hemoroid diye adlandırılır.

İç hemoroidler sarkma derecesine göre dört evrede tanımlanır. Birinci evrede sarkma yoktur, kanama ön plandadır. İkinci evrede ıkınmayla sarkar ve kendiliğinden geri döner. Üçüncü evrede elle içeri itmek gerekir. Dördüncü evrede geri girmez. Tedavi seçimi bu evreye ve yakınmanın türüne göre yapılır.

Ameliyat kararı genelde şu durumlarda verilir: ilaç ve bant uygulamasına yanıt vermeyen üçüncü ve dördüncü evre hemoroidler, tekrarlayan ve kan değerini düşüren kanamalar, dışta pıhtı gelişip şiddetli ağrı yapan tablolar, iç ve dış bileşenin birlikte bulunduğu karışık durumlar.

Burada altı çizilmesi gereken bir konu var. Makattan kanama her zaman hemoroid demek değildir. Kırk yaş üstünde, ailede kalın bağırsak kanseri öyküsü olanlarda, dışkılama düzeni değişenlerde ve kilo kaybı eşlik ediyorsa kanamanın kaynağı araştırılmadan hemoroid tanısı konulmaz. Bu değerlendirmede kolonoskopi gündeme gelir.

Kimlere uygulanır?

  • İlaç ve yaşam düzeni değişikliğine yanıt vermeyen üçüncü ve dördüncü evre hemoroid hastaları
  • Sarkma nedeniyle temizlenmekte zorlanan ve kaşıntı ile kirlenme yaşayanlar
  • Tekrarlayan kanaması olan, kan değeri düşen kişiler
  • Makat çevresinde pıhtı gelişip şiddetli ağrı yaşayan hastalar
  • İç ve dış bileşeni birlikte bulunan karışık hemoroidler
  • Bant uygulaması gibi ayaktan yöntemlerden yararlanmayan kişiler
  • Makat çatlağı ya da apse gibi ek sorunu bulunan ve tek seansta ele alınacak hastalar

Dikkat edilmesi gerekenler

  • Her hemoroid ameliyat gerektirmez, hastaların çoğu ilaç ve düzen değişikliğiyle rahatlar
  • Makattan kanama hemoroid varsayılmaz, kaynağının araştırılması gerekir
  • Kırk yaş üstünde ve ailede kalın bağırsak kanseri öyküsü olanlarda kolonoskopi değerlendirilir
  • Kabızlık çözülmeden yapılan ameliyat sonrası yakınmalar tekrarlayabilir
  • Kan sulandırıcı ilaçlar hekimin verdiği takvime göre düzenlenir
  • Gebelikte gelişen hemoroidlerde öncelik cerrahi değildir, doğum sonrası çoğu geriler
  • İltihabi bağırsak hastalığı olanlarda cerrahi kararı farklı ele alınır
  • Ameliyat sonrası ilk dışkılama ağrılı olur, buna hazırlık yapılması gerekir

Nasıl yapılır ve iyileşme süreci

Değerlendirme muayeneyle başlar. Makat çevresi incelenir, parmakla muayene yapılır, anoskop denilen kısa bir aletle kanalın içi görülür. Kanama varsa kan sayımı istenir. Yaş, aile öyküsü ve dışkılama düzenindeki değişiklik kolonoskopi gerekliliğini belirler.

Cerrahi öncesi ayaktan yapılan yöntemler denenir. Bant uygulamasında iç hemoroidin tabanına küçük bir lastik bant takılır, doku birkaç gün içinde düşer. Bu yöntem birinci ve ikinci evrede etkilidir, birkaç seans gerektirebilir ve genelde anestezi istemez.

Ameliyat seçenekleri farklı mantıklarla çalışır. Klasik yöntemde hemoroid paketleri çıkarılır ve yara ya açık bırakılır ya da kapatılır; kalıcılığı yüksektir, karşılığında iyileşme dönemi daha ağrılıdır. Zımba benzeri aletle yapılan yöntemde sarkan doku yukarı çekilerek sabitlenir, ağrı daha azdır. Damarın bağlanmasına dayanan yöntemlerde besleyici atardamar bulunup bağlanır ve sarkan doku dikişle askıya alınır. Lazer ve benzeri enerji kaynakları da dokuyu büzüştürmek için kullanılır. Hangi yöntemin uygun olduğu evreye, dış bileşenin varlığına ve muayene bulgularına göre belirlenir.

Anestezi bölgesel ya da genel olabilir. İşlem yarım saatle bir saat arasında sürer. Çoğu hasta aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilir.

İyileşmenin en zorlayıcı tarafı ilk günlerdir. Klasik yöntemde ağrı bir ile iki hafta belirgindir ve ilk dışkılama endişe yaratır. Dışkı yumuşatıcı ve lif desteği bu yüzden ameliyatın parçası sayılır. Yaraların tam kapanması üç ile altı hafta alır. Masa başı işe dönüş çoğunlukla bir hafta, ağır işte iki ile üç hafta sonra olur.

Riskler ve yan etkiler

Hemoroid cerrahisinin riskleri büyük ölçüde bölgenin duyarlılığıyla ilgilidir.

Beklenen ve geçici olanlar şunlardır: ilk günlerde belirgin ağrı, dışkılama sırasında yanma, az miktarda kanama, bölgede şişlik ve ödem, dışkılama isteğinin sık gelmesi. Bu bulgular yara iyileşmesiyle azalır.

Sık görülen bir sorun idrar yapmakta zorlanmadır. Özellikle bölgesel anestezi sonrası ve erkeklerde görülür, geçicidir, gerekirse kısa süreli sonda takılır.

Daha seyrek olanlar arasında yara enfeksiyonu, iyileşme sırasında makat kanalının daralması, dikişlerin ayrılması, dış bölgede deri katlantısı kalması ve hemoroidin tekrarlaması yer alır. Daralma geliştiğinde genişletme işlemleri gündeme gelir.

En çok sorulan risk gaz ve dışkı tutamama üzerinedir. Doğru planlanmış cerrahide kalıcı tutamama nadirdir. İlk haftalarda gaz kontrolünde geçici zorlanma olabilir. Daha önce makat cerrahisi geçirmiş, doğum sırasında makat kaslarında hasar oluşmuş ve ileri yaştaki kişilerde bu risk artar; bu nedenle ameliyat öncesi kas gücü değerlendirilir.

Tekrarlamanın en büyük nedeni cerrahi teknik değil, altta yatan kabızlığın çözülmemesidir. Lif ve sıvı alımının artırılması, tuvalette uzun süre ıkınmanın bırakılması, dışkılama isteğinin ertelenmemesi ve düzenli hareket, ameliyatın sonucunu korumanın asıl yoludur.

İlk günlerde şu bulgular acele değerlendirme gerektirir: bol miktarda kanama, ateş ve titreme, idrar yapamama, şiddetli ve artan ağrı, bölgede yaygın kızarıklık.

İşlem sonrası bakım

Ameliyat sonrası bakımın merkezinde tek bir hedef var: dışkının yumuşak kalması.

Bunun için lif alımı artırılır, günde iki litre civarında sıvı içilir ve hekimin verdiği dışkı yumuşatıcı düzenli kullanılır. İlk dışkılamayı geciktirmek işleri kolaylaştırmaz, tersine sertleşme yaratır.

Ilık su oturma banyosu belirgin rahatlama sağlar. Günde iki üç kez, on beş dakika kadar uygulanır; dışkılama sonrası tekrarlanması yararlıdır. Sonrasında bölge ovalanmadan, hafifçe kurutulur.

Temizlikte kuru ve sert kağıt yerine su tercih edilir. Parfümlü mendil ve sabunlar tahriş eder. Nemi almak için pamuklu gazlı bez kullanılabilir.

Ağrı kesici saatine göre kullanılır. Merhem ve fitil hekimin önerdiği düzende uygulanır. Kabızlık yapan ağrı kesiciler konusunda hekimin uyarısına dikkat edilmesi gerekir.

Tuvalet alışkanlığı bu dönemde yeniden kurulur. Tuvalette telefonla uzun süre oturmamak, ıkınmayı bırakmak, dışkılama isteği geldiğinde ertelememek kalıcı fark yaratır.

Aktivite sınırlaması makuldür. Yürümek ilk günden önerilir, çünkü hareket bağırsak çalışmasını destekler. Ağır kaldırmak iki ile üç hafta, uzun süre oturarak çalışmak ilk hafta sınırlanır; oturmak gerekiyorsa yumuşak bir minder kullanılır. Havuz ve deniz yaralar kapanana kadar beklenir.

Kontrole gitmek yaraların düzgün kapandığını görmek için gereklidir. Şu durumlarda beklenmez: bol kanama, ateş, idrar yapamama, artan ağrı, bölgede sertleşme ve akıntı.

Ne zaman düşünülür, kime başvurmalı?

Hemoroid ameliyatı, ilaç ve yaşam düzeni değişikliğiyle geçmeyen yakınmalarda düşünülür. Elle içeri itmek gereken ya da geri girmeyen sarkma, tekrarlayan kanamalar, temizlenmekte zorlanma ve inatçı kaşıntı en sık gerekçelerdir.

Başvurulacak yer genel cerrahi bölümüdür. İlk adım cerrahi değil muayenedir; birçok hastada bant uygulaması gibi ayaktan yöntemler yeterli olur.

Aynı gün değerlendirilmesi gereken durumlar da var: durmayan ya da bol kanama, makatta ani gelişen şiddetli ağrı ve sertlik, ateşle birlikte bölgede şişlik, idrar yapamama. Bunlar pıhtı ya da apse anlamına gelebilir.

Ayrıca kanamanın kaynağı konusunda dikkatli olmak gerekir. Kırk yaş üstünde, ailede kalın bağırsak kanseri öyküsü bulunanlarda, dışkılama düzeni değişenlerde, kilo kaybı ve kansızlık eşlik ediyorsa öncelik hemoroid tedavisi değil, kanamanın nedeninin araştırılmasıdır.

Sık sorulan sorular

Hemoroid ameliyatı hangi bölümde yapılır?

Hemoroid ameliyatı işlemi Genel Cerrahi Doktoru bölümü tarafından uygulanır. Uygunluk değerlendirmesi için önce muayene randevusu almanız gerekir.

Her hemoroid ameliyat gerektirir mi?

Gerektirmez. Hastaların büyük bölümü lif ve sıvı alımının artırılması, tuvalet alışkanlığının düzeltilmesi ve ilaç tedavisiyle rahatlar. Ameliyat çoğunlukla üçüncü ve dördüncü evrede, ayaktan yöntemlerden yararlanmayan hastalarda gündeme gelir.

Ameliyat sonrası ilk dışkılama çok ağrılı olur mu?

İlk dışkılama zorlayıcı olabilir. Bu nedenle dışkı yumuşatıcı, lif desteği ve bol sıvı ameliyatın parçası sayılır. Ilık su oturma banyosu ve ağrı kesicinin saatine göre kullanılması süreci kolaylaştırır.

Hemoroid ameliyattan sonra tekrarlar mı?

Tekrarlama görülebilir ve en sık nedeni altta yatan kabızlığın çözülmemesidir. Lif ve sıvı alımı, tuvalette ıkınmayı bırakmak, dışkılama isteğini ertelememek ve düzenli hareket sonucun korunmasını sağlar.

Gaz ve dışkı tutamama riski var mı?

Doğru planlanmış cerrahide kalıcı tutamama nadirdir. İlk haftalarda gaz kontrolünde geçici zorlanma olabilir. Daha önce makat cerrahisi geçirenlerde ve makat kaslarında hasar bulunanlarda risk arttığı için ameliyat öncesi kas gücü değerlendirilir.

Makattan kanamam var, hemoroid olduğunu nasıl bilebilirim?

Bunu muayene ve gerekli incelemeler gösterir. Kanamanın hemoroide bağlanabilmesi için başka nedenlerin dışlanması gerekir. Kırk yaş üstünde, ailede kalın bağırsak kanseri öyküsü olanlarda ve dışkılama düzeni değişenlerde kolonoskopi değerlendirilir.

İlgili işlemler

İçerik hakkında

Bu içerik, BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından güncel tıbbi bilgiler doğrultusunda hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 30.07.2026.

Kaynaklar: T.C. Sağlık Bakanlığı, Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü yayınları, ilgili tıp uzmanlık dernekleri ve güncel tıbbi rehberler doğrultusunda derlenmiştir.

⚠ Bu sayfa yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Şikayetleriniz için bir hekime başvurun, acil durumlarda 112'yi arayın.

Bu site çalışması için zorunlu çerezler kullanır. Ayrıntılar için Çerez Politikası.