İçeriğe geç

Donuk omuz nedir?

Donuk omuz, omuz ekleminin ağrıyla birlikte giderek sertleşip hareketinin kısıtlanmasıdır. Zamanla ve tedaviyle büyük ölçüde düzelir.

Bu içerik BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 31.07.2026 · Editoryal politikamız
Donuk omuz, omuz eklemini saran kapsülün kalınlaşıp sertleşmesiyle hareketin ileri düzeyde kısıtlandığı bir tablodur. Tıpta adeziv kapsülit denir.

En ayırt edici özelliği, hareketin hem kişinin kendi çabasıyla hem başkası tarafından hareket ettirildiğinde kısıtlı olmasıdır.

Bu ayrım tanıyı büyük ölçüde koydurur. Omuz sıkışma sorunlarında ve tendon yırtıklarında kol, başkası tarafından hareket ettirildiğinde daha çok açılır; donuk omuzda açılmaz.

En belirgin kısıtlılık kolu dışa çevirme hareketindedir.

Tablo üç evrede ilerler ve bu bilgi hasta için değerlidir.

Birinci evre ağrı evresidir. Ağrı giderek artar, gece belirginleşir ve kişiyi uykudan uyandırır; hareket yavaş yavaş azalır. Bu evre aylarca sürer.

İkinci evre donma evresidir. Ağrı azalır ama hareket ileri düzeyde kısıtlanır; kişi saçını tarayamaz, arkasını kaşıyamaz, giyinemez.

Üçüncü evre çözülme evresidir. Hareket yavaş yavaş geri gelir.

Sürecin tamamı bir ile üç yıl arasında sürebilir. Bu bilgi baştan verilmezse hasta tedaviyi başarısız sanır ve bırakır.

Şeker hastalığı en güçlü risk etkenidir; bu grupta hem daha sık görülür hem daha uzun sürer.

Omuzun uzun süre hareketsiz kalması da tetikler: kırık sonrası, ameliyat sonrası ve felç geçiren kişilerde sıktır.

En zararlı uygulama zorlayıcı germe ve kolu çekip açtırma girişimidir; ağrıyı ve iltihabı artırır.

Belirtileri

  • Omuzda giderek artan ağrı
  • Gece belirginleşen ve uykudan uyandıran ağrı
  • O taraf üzerine yatamama
  • Kolu yana ve yukarı kaldıramama
  • Kolu dışa çevirememe
  • Eli sırta götürememe
  • Saç tarama, giyinme ve arkaya uzanmada zorlanma
  • Hareketin hem kendi çabasıyla hem dışarıdan kısıtlı olması
  • Kol kaslarında incelme
  • Boyun ve sırt kaslarında ikincil ağrı
  • Günlük işlerde belirgin kısıtlanma
  • Ağrının zamanla azalıp hareket kısıtlılığının sürmesi

Nedenleri

  • Omuz kapsülünün kalınlaşıp sertleşmesi
  • Şeker hastalığı, en güçlü risk etkeni
  • Tiroit hastalıkları
  • Omuzun uzun süre hareketsiz kalması
  • Kırık ve ameliyat sonrası dönem
  • Omuz yaralanmaları ve tendon sorunları
  • Felç ve nörolojik hastalıklar
  • Kalp ameliyatı ve göğüs cerrahisi sonrası
  • Meme ameliyatı sonrası dönem
  • Parkinson hastalığı
  • Kadın olmak ve kırk ile altmış yaş arası
  • Önceki omuzda donuk omuz öyküsü
  • Uzun süreli kol askısı kullanımı

Tanı ve tedavi

Tanı öykü ve muayeneyle konur; özel bir test gerekmez.

Muayenede omuz hareketleri hem kişinin kendi çabasıyla hem hekim tarafından ölçülür. İki durumda da kısıtlılık bulunması tanının anahtarıdır.

Dışa çevirme hareketindeki kısıtlılık ayrıca değerlendirilir.

Şeker hastalığı ve tiroit hastalıkları sorgulanır; saptanmamışsa kan tetkikleri istenir.

Röntgen çekilir. Donuk omuz röntgende görülmez ama kireçlenme, kalsifikasyon ve kırık gibi diğer nedenler dışlanır.

Manyetik rezonans rutin olarak gerekmez; tanı kuşkulu olduğunda ve tendon yırtığı düşünüldüğünde istenir.

Ultrason tendon sorunlarını değerlendirmede kullanılabilir.

Tedavinin temeli ağrı kontrolü ve hareket açıklığının korunmasıdır.

Hastaya sürecin uzun olduğu ve evreler hâlinde ilerlediği baştan anlatılır; bu bilgi tedaviye uyumu belirgin biçimde artırır.

Ağrı evresinde öncelik ağrıyı azaltmaktır. Ağrı kesiciler ve gerekiyorsa eklem içi kortizon uygulaması kullanılır; erken dönemde yapılan enjeksiyon ağrıyı belirgin biçimde azaltır ve egzersizi mümkün kılar.

Fizyoterapi tedavinin merkezindedir. Ancak egzersizler ağrı sınırında yapılır; zorlayıcı germe ve kolu çekip açtırma girişimleri tabloyu ağırlaştırır.

Sıcak uygulama egzersiz öncesinde kasları gevşetir.

Donma evresinde hareket açıklığını artırmaya yönelik çalışmalar öne çıkar.

Eklem içine sıvı verilerek kapsülün genişletilmesi seçilmiş hastalarda uygulanır.

Anestezi altında manipülasyon ve kapalı ameliyatla kapsül gevşetme, uzun süren ve tedaviye yanıtsız olgularda değerlendirilir.

Şeker hastalığında kan şekeri düzeni sağlanır; bu, tedavi yanıtını doğrudan etkiler.

Egzersiz programı ev programı olarak sürdürülür; günde birkaç kez ve düzenli yapılması gerekir.

Risk faktörleri ve korunma

Donuk omuzun riski yaşamsal değildir; asıl yük uzun süren kısıtlılık ve yaşam kalitesindeki düşüştür.

Günlük işler belirgin biçimde zorlaşır: giyinme, saç tarama, banyo, araç kullanma ve çalışma etkilenir.

Gece ağrısı uykuyu böler; uykusuzluk ağrıyı ve tükenmeyi artırır.

Kol kasları incelir ve güçsüzlük gelişir.

Boyun ve sırt bölgesinde ikincil ağrılar ortaya çıkar; kişi omuzu kullanmamak için gövdesini farklı hareket ettirir.

En önemli önlenebilir sorun yanlış beklentidir. Sürecin uzun olduğu bilinmezse hasta tedaviyi erken bırakır ve hareket kalıcı biçimde kısıtlanır.

Zorlayıcı germe ve kolu çekip açtırma girişimleri ayrı bir risktir; ağrıyı ve iltihabı artırır, süreci uzatır.

Hareketsizlik kısır döngü yaratır: ağrı nedeniyle kol kullanılmaz, kapsül daha çok sertleşir.

Şeker hastalarında seyir daha uzun ve dirençlidir; kan şekeri düzeni bu nedenle tedavinin parçasıdır.

Diğer omuzda da gelişme olasılığı vardır; bu, hastalara söylenmelidir.

Korunmada omuzun hareketsiz bırakılmaması ilk sıradadır.

Kırık, ameliyat ve yaralanma sonrası dönemde hekimin izin verdiği ölçüde erken hareket başlatılır.

Kol askısı hekimin belirttiği süreyi aşmaz.

Şeker hastalığı ve tiroit hastalıkları kontrol altında tutulur.

Omuz ağrısı başladığında beklenmez; erken dönemde başlanan tedavi süreci kısaltır.

Günlük hareket açıklığı çalışmaları sürdürülür.

Düzenli egzersiz yapılır; omuz çevresi kasları güçlendirilir.

Meme ve göğüs ameliyatı sonrası dönemde önerilen omuz egzersizleri aksatılmaz.

Felç ve hareket kısıtlılığı olan hastalarda omuz düzenli hareket ettirilir; bakım verenlere bu öğretilir.

Günlük yaşamda neler yapılabilir?

Donuk omuzda günlük egzersiz ve sabır, tedavinin en büyük parçasıdır.

Ev egzersiz programı günde birkaç kez uygulanır. Kısa ve sık yapılan çalışmalar, uzun ve seyrek yapılanlardan daha etkilidir.

Egzersiz öncesi sıcak uygulama yapılır; ılık duş kasları gevşetir.

Egzersizler ağrı sınırında yapılır. Hafif gerilme hissi beklenir; keskin ağrı yaratan zorlama yapılmaz.

Sarkaç egzersizi başlangıç için uygundur: gövde öne eğilir, kol serbest sarkıtılır ve küçük daireler çizdirilir.

Duvarda parmaklarla yukarı tırmanma, sopa ile kolu dışa çevirme ve havlu ile sırt germe çalışmaları kademeli eklenir.

Kolu çekip açtırma ve zorlayıcı germe uygulanmaz; başkalarının bu tür girişimlerine izin verilmez.

Gece ağrısı için o taraf üzerine yatılmaz; kolun altına yastık konarak desteklenir.

Ağrı kesici hekimin belirttiği biçimde kullanılır.

Günlük işler uyarlanır: giysiler önce hasta koldan giyilir, önden düğmeli giysiler tercih edilir, uzun saplı araçlar kullanılır.

Kol tamamen kullanılmaz duruma getirilmez; günlük işlerde ağrı sınırında kullanılır.

Şeker hastalığı olanlarda kan şekeri düzeni sağlanır; bu, iyileşme süresini doğrudan etkiler.

Sürecin uzun olduğu bilinir. Belirgin düzelme aylar alır ve bu, tedavinin işe yaramadığı anlamına gelmez.

Fizyoterapi seansları aksatılmaz.

Diğer omuz da izlenir.

Hekime başvurulması gereken durumlar şunlardır: ağrının artması ve uykuyu tamamen bölmesi, hareketin daha da azalması, kolda uyuşma ve güçsüzlük, ateş ve omuzda kızarıklık, travma sonrası ani hareket kaybı, aylarca süren tedaviye rağmen ilerleme olmaması, elde şişlik ve renk değişikliği.

Ne zaman doktora gidilmeli?

Omuz hareketi kısıtlanmış ve günlük işler zorlaşmışsa hekime başvurulmalıdır.

Başvurulacak yer ortopedi ve travmatoloji ile fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümleridir.

Erken başvuru belirleyicidir: ağrı evresinde başlanan tedavi süreci kısaltır ve hareket kaybını sınırlar.

Değerlendirme gerektiren durumlar şunlardır: gece uykudan uyandıran omuz ağrısı, o taraf üzerine yatamama, kolu yana ve yukarı kaldıramama, eli sırta götürememe, saç tarama ve giyinmede zorlanma, hareketin giderek azalması.

Şeker hastalığı olanlarda omuz yakınmaları erken bildirilmelidir; bu grupta tablo daha sık ve daha dirençlidir.

Beklemeden başvurulması gereken bulgular şunlardır: travma sonrası ani hareket kaybı, omuzda şekil bozukluğu, ateş ve omuzda kızarıklık ile sıcaklık artışı, kolda uyuşma, güçsüzlük ve renk değişikliği, elde şişlik ve morarma.

Ateşle giden omuz şişliği eklem enfeksiyonunu düşündürür ve gecikilmez.

Göğüs ağrısı, nefes darlığı ve terlemeyle giden omuz ağrısı kalp açısından değerlendirilmelidir; sol omuza yayılan ağrı bu yönüyle de sorgulanır.

Kırık, ameliyat ve felç sonrası dönemde omuz hareketleri izlenmelidir; bu gruplarda donuk omuz sık gelişir.

Aylarca süren tedaviye rağmen ilerleme yoksa yeniden değerlendirilmelidir.

Tiroit hastalığı açısından da tarama yapılabilir.

Sık sorulan sorular

Donuk omuz için hangi bölüme gidilir?

Donuk omuz şikayetinde ilk başvurulacak bölüm Fizik Tedavi Doktoru bölümüdür. Belirtileriniz şiddetliyse ya da uzun sürdüyse randevu almayı geciktirmeyin.

Donuk omuz ne kadar sürer?

Süreç üç evrede ilerler ve bir ile üç yıl arasında sürebilir. Bu bilgi baştan bilinmezse tedavi başarısız sanılır ve erken bırakılır.

Kolumu zorlayarak açmalı mıyım?

Hayır. Zorlayıcı germe ve kolu çekip açtırma girişimleri ağrıyı ve iltihabı artırır, süreci uzatır. Egzersizler ağrı sınırında ve kademeli yapılır.

Şeker hastalığıyla ilgisi var mı?

En güçlü risk etkenidir. Şeker hastalarında hem daha sık görülür hem daha uzun sürer; kan şekeri düzeni tedavi yanıtını doğrudan etkiler.

Kortizon iğnesi işe yarar mı?

Ağrı evresinde yapılan eklem içi uygulama ağrıyı belirgin biçimde azaltır ve egzersizi mümkün kılar. Karar ve zamanlama hekime aittir.

Diğer omzumda da olur mu?

Olabilir. Bu nedenle diğer omuz da izlenir ve yakınma başladığında beklenmeden başvurulur; erken tedavi süreci kısaltır.

İlgili durumlar

İçerik hakkında

Bu içerik, BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından güncel tıbbi bilgiler doğrultusunda hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 31.07.2026.

Kaynaklar: Urla Devlet Hastanesi

⚠ Bu sayfa yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Şikayetleriniz için bir hekime başvurun, acil durumlarda 112'yi arayın.

Bu site çalışması için zorunlu çerezler kullanır. Ayrıntılar için Çerez Politikası.