İçeriğe geç

Doğuştan kalp hastalığı nedir?

Doğuştan kalp hastalıkları, bebeğin kalbinin doğuştan gelen yapısal farklılıklarıdır. Birçoğu tedavi edilebilir.

Bu içerik BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 31.07.2026 · Editoryal politikamız
Doğuştan kalp hastalığı, kalbin ya da ona bağlı büyük damarların anne karnındaki gelişim sırasında farklı biçimlenmesidir. Tıpta konjenital kalp hastalığı adı verilir.

Kalp gebeliğin ilk haftalarında oluşur. Odacıklar, kapaklar ve büyük damarlar sıralı biçimde şekillenir; bu sırada oluşan bir farklılık doğumdan sonra kan akımını etkiler.

Hastalıkların geniş bir yelpazesi vardır.

Bir bölümü küçüktür ve kendiliğinden kapanır. Odacıklar arasındaki küçük delikler bu gruptadır ve çoğu bebeklikte kapanır.

Bir bölümü ise doğumdan hemen sonra girişim gerektirir.

En sık görülen tipler odacıklar arasındaki delikler, kapak darlıkları, büyük damar bağlantısındaki kanalın açık kalması ve damar darlıklarıdır.

Belirtiler hastalığın tipine bağlıdır.

Bebeklerde ilk işaretler beslenmeyle ortaya çıkar. Emerken çabuk yorulma, ara verme, terleme ve nefes alışta hızlanma tipiktir.

Kilo alamama ve büyümede yavaşlama sık görülür.

Dudaklarda, dilde ve tırnak yataklarında morarma önemli bir bulgudur.

Sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları bir başka işarettir.

Muayenede duyulan üfürüm her zaman hastalık anlamına gelmez. Çocuklarda sık rastlanan masum üfürümler kalp yapısı normalken duyulur ve tedavi gerektirmez; ayrım kalp ultrasonuyla yapılır.

Günümüzde çoğu doğuştan kalp hastalığı tedavi edilebilir ve bu çocuklar erişkin yaşa ulaşır.

Belirtileri

  • Emerken çabuk yorulma ve ara verme
  • Beslenme sırasında terleme
  • Hızlı ve zorlu nefes alma
  • Göğüs kafesinde çekilme
  • Dudaklarda ve dilde morarma
  • Tırnak yataklarında morluk
  • Ağlarken belirginleşen morarma
  • Kilo alamama ve büyümede yavaşlama
  • Sürekli hızlı kalp atışı
  • Sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları
  • Halsizlik ve az hareket etme
  • Muayenede duyulan üfürüm
  • Ellerde ve ayaklarda soğukluk
  • Büyük çocuklarda çabuk yorulma ve efor kısıtlılığı
  • Bayılma ve çarpıntı

Nedenleri

  • Kalp gelişiminin gebeliğin erken haftalarında etkilenmesi
  • Kalıtsal yatkınlık ve ailede doğuştan kalp hastalığı öyküsü
  • Kromozom farklılıkları ve genetik sendromlar
  • Annede kontrolsüz şeker hastalığı
  • Gebelikte geçirilen bazı enfeksiyonlar
  • Gebelikte kullanılan bazı ilaçlar
  • Gebelikte alkol kullanımı
  • Gebelikte sigara kullanımı
  • Annede fenilketonüri gibi metabolik hastalıklar
  • İleri anne yaşı
  • Gebelikte ışına ve bazı kimyasallara maruz kalma
  • Çoğul gebelik
  • Annede bağ dokusu hastalıkları
  • Akraba evliliği
  • Nedeni belirlenemeyen olgular

Tanı ve tedavi

Tanı gebelikte, doğumda ya da sonraki aylarda konabilir.

Gebelikte yapılan ayrıntılı ultrasonda kalp yapısı incelenir; kuşkulu olgularda bebek kalp ultrasonu yapılır.

Doğumdan sonra yenidoğan taramasında el ve ayaktan oksijen ölçümü yapılır. Bu basit ölçüm belirti vermeyen bazı hastalıkları yakalar.

Muayenede kalp sesleri dinlenir, üfürüm aranır, nabızlar değerlendirilir ve karaciğer büyüklüğü kontrol edilir.

Solunum sayısı, morarma ve beslenme öyküsü sorgulanır.

Büyüme eğrisi izlenir; kilo alamama önemli bir işarettir.

Kesin tanı kalp ultrasonuyla konur. Bu inceleme odacıkları, kapakları, delikleri ve kan akımını gösterir.

Elektrokardiyografi ve akciğer filmi tamamlayıcı bilgi verir.

Oksijen düzeyi ölçülür.

Seçilmiş olgularda tomografi, manyetik rezonans ve kalp kateterizasyonu yapılır.

Genetik değerlendirme eşlik eden bulgular varsa istenir.

Tedavi hastalığın tipine ve ağırlığına göre planlanır.

Küçük ve kendiliğinden kapanma olasılığı olan deliklerde izlem uygulanır; bu bebekler düzenli aralıklarla görülür.

Kalp yükünü azaltan ilaçlar kullanılabilir.

Beslenme desteği tedavinin parçasıdır; kilo alamayan bebeklerde kalori artırılır ve gerekirse sonda ile besleme uygulanır.

Bir bölüm hastalık kateterle kapatılır ya da genişletilir; kasıktan girilerek yapılan bu işlemler açık cerrahiye gerek bırakmayabilir.

Açık kalp cerrahisi gereken olgularda zamanlama hastalığa göre belirlenir.

Bazı karmaşık hastalıklarda birden çok aşamalı cerrahi uygulanır.

Tedaviden sonra izlem yaşam boyu sürer; kapak, ritim ve kalp işlevi düzenli değerlendirilir.

Aşı takvimi aksatılmaz ve solunum yolu enfeksiyonlarına karşı ek korunma önerilebilir.

Risk faktörleri ve korunma

Doğuştan kalp hastalıklarında risk, tanının gecikmesi ve enfeksiyonlardır.

Bazı hastalıklar doğumdan sonraki ilk günlerde ağırlaşır. Morarma, hızlı nefes alma ve beslenememe bu dönemde acil değerlendirme gerektirir.

Kalp yetmezliği tablosu bebeklerde beslenme güçlüğü ve kilo alamamayla ortaya çıkar.

Akciğer dolaşımındaki yük uzun sürerse kalıcı akciğer damar hastalığı gelişebilir; bu tablo tedavi seçeneklerini kısıtlar.

Bu nedenle girişim zamanlaması hekim tarafından belirlenir ve ertelenmez.

Kalp iç zarı enfeksiyonu ciddi bir risktir. Diş işlemleri ve bazı girişimler öncesinde koruyucu antibiyotik belirli hasta gruplarında önerilir.

Diş çürükleri bu nedenle ihmal edilmez.

Solunum yolu enfeksiyonları bu bebeklerde ağır seyreder.

Ritim bozuklukları hem hastalığın kendisine hem ameliyat sonrası döneme bağlı gelişebilir.

Büyüme geriliği ve gelişim gecikmesi izlenmesi gereken başlıklardır.

İzlem randevularının aksatılması önlenebilir bir risktir; erişkin yaşa ulaşan hastalarda takibin bırakılması sık görülen bir sorundur.

Korunmada gebelik öncesi ve gebelik dönemi ilk sıradadır.

Gebelik planlanırken folik asit kullanımı başlatılır.

Annede şeker hastalığı gebelik öncesinde kontrol altına alınır.

Gebelikte alkol ve sigara kullanılmaz.

İlaçlar hekime danışılarak kullanılır.

Gebelik öncesi kızamıkçık bağışıklığı değerlendirilir.

Gebelik takipleri ve ayrıntılı ultrason aksatılmaz.

Ailede doğuştan kalp hastalığı varsa gebelikte bebek kalp ultrasonu istenir.

Doğum sonrası tarama ölçümleri yaptırılır.

Aşı takvimi eksiksiz uygulanır.

Diş sağlığı korunur ve düzenli kontrol yapılır.

Günlük yaşamda neler yapılabilir?

Doğuştan kalp hastalığı olan çocukta günlük bakım beslenme, enfeksiyondan korunma ve izlem üzerine kurulur.

Beslenme küçük miktarlarda ve sık aralıklarla verilir; bebek emerken yoruluyorsa ara verilir ve dinlendirilir.

Emzirme sürdürülür; gerekirse hekimin önerdiği kalori artırıcı destek eklenir.

Beslenme süresi uzun sürüyorsa ve bebek terliyorsa bu durum kaydedilir ve hekime bildirilir.

Kilo ve boy düzenli izlenir; büyüme eğrisi takip edilir.

İlaçlar hekimin belirttiği saatte ve dozda verilir; doz kendi kararıyla değiştirilmez.

İlaç kusulursa hekime sorulmadan yeniden verilmez.

El hijyeni titizlikle uygulanır; hasta kişilerle temas sınırlanır.

Kalabalık ortamlar enfeksiyon mevsiminde azaltılır.

Evde sigara içilmez.

Aşı takvimi aksatılmaz ve hekimin önerdiği ek korunma uygulanır.

Ateş, öksürük ve nefes darlığı erken bildirilir.

Diş bakımı erken yaşta başlatılır ve düzenli diş hekimi kontrolü yapılır; diş işlemleri öncesinde kalp durumu hekime bildirilir.

Morarma, nefes hızı ve beslenme durumu günlük gözlenir.

Çocuğun etkinlik düzeyi hekimin belirlediği sınırlar içinde tutulur; çoğu çocuk kendi sınırını kendisi ayarlar.

Okul ve öğretmen bilgilendirilir.

Ağır ve rekabetçi sporlar için hekim onayı alınır.

İzlem randevuları takvime işlenir; erişkin yaşa geçişte takip bırakılmaz.

Tanı, yapılan girişimler ve kullanılan ilaçlar yazılı olarak saklanır.

Acil başvuru gerektiren durumlar şunlardır: morarmanın artması, nefes almakta belirgin zorlanma ve göğüs çekilmesi, beslenememe ve sıvı alamama, aşırı halsizlik ve uyanmama, bayılma, çarpıntı, ateşin uzaması, kilo kaybı, ameliyat kesisinde kızarıklık ve akıntı.

Ne zaman doktora gidilmeli?

Bebekte morarma, hızlı nefes alma ya da beslenme güçlüğü varsa çocuk kardiyolojisi bölümüne başvurulmalıdır.

Acil başvuru gerektiren bulgular şunlardır: dudaklarda ve dilde morarma, nefes almakta belirgin zorlanma, göğüs kafesinde çekilme, beslenememe, aşırı halsizlik ve uyandırmakta güçlük, bayılma, kasılma.

Yenidoğan döneminde ortaya çıkan morarma beklenmez.

Değerlendirme gerektiren diğer durumlar şunlardır: emerken çabuk yorulma ve ara verme, beslenirken terleme, kilo alamama ve büyümede yavaşlama, sürekli hızlı nefes alma, sık tekrarlayan akciğer enfeksiyonları, muayenede üfürüm duyulması.

Büyük çocuklarda şu bulgular incelenmelidir: yaşıtlarına göre çabuk yorulma, efor sırasında morarma, çarpıntı, göğüs ağrısı, bayılma.

Ailesinde doğuştan kalp hastalığı bulunan gebeler bebek kalp ultrasonu için başvurmalıdır.

Annede şeker hastalığı, bağ dokusu hastalığı ya da gebelikte ilaç kullanımı varsa değerlendirme istenmelidir.

Tanılı çocuklarda ateş, öksürük ve genel durum bozukluğu erken bildirilmelidir.

Diş işlemi planlanan hastalarda koruyucu antibiyotik gerekliliği hekime sorulmalıdır.

Erişkin yaşa ulaşan hastalar takibi bırakmamalıdır; gebelik planlayan kadınlar önceden değerlendirilmelidir.

Sık sorulan sorular

Doğuştan kalp hastalığı için hangi bölüme gidilir?

Doğuştan kalp hastalığı şikayetinde ilk başvurulacak bölüm Çocuk Kardiyoloğu bölümüdür. Belirtileriniz şiddetliyse ya da uzun sürdüyse randevu almayı geciktirmeyin.

Üfürüm duyulduysa kalp hastalığı var mı?

Her üfürüm hastalık anlamına gelmez. Çocuklarda sık rastlanan masum üfürümler kalp yapısı normalken duyulur; ayrım kalp ultrasonuyla yapılır.

Kalpteki delik kendiliğinden kapanır mı?

Küçük delikler çoğunlukla bebeklikte kendiliğinden kapanır ve izlemle takip edilir. Büyük olanlarda girişim gerekir; karar ultrason bulgularına göre verilir.

Bebeğim emerken terliyor ve çabuk yoruluyor, ne anlama gelir?

Bu bulgular kalp yükünün arttığını gösterebilir. Kilo alamama da eşlik ediyorsa değerlendirme geciktirilmemelidir.

Çocuğum spor yapabilir mi?

Çoğu çocuk günlük etkinliklere katılır ve kendi sınırını ayarlar. Ağır ve rekabetçi sporlar için hekiminizden onay alın.

Erişkin olunca takip biter mi?

Bitmez. Ameliyat olmuş olsa bile kapak, ritim ve kalp işlevi yaşam boyu izlenir; gebelik planlayan kadınlar önceden değerlendirilir.

İlgili durumlar

İçerik hakkında

Bu içerik, BulutDoktor Sağlık Editörü tarafından güncel tıbbi bilgiler doğrultusunda hazırlanmış ve gözden geçirilmiştir. Son güncelleme: 31.07.2026.

Kaynaklar: Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi

⚠ Bu sayfa yalnızca bilgilendirme amaçlıdır; tıbbi tavsiye, tanı veya tedavi yerine geçmez. Şikayetleriniz için bir hekime başvurun, acil durumlarda 112'yi arayın.

Bu site çalışması için zorunlu çerezler kullanır. Ayrıntılar için Çerez Politikası.